Bilgisayar ve internet oyun bağımlılığı üzerine

Bilgisayar ve internetin hayatımıza getirdiği sayısız fırsat ve faydaları kimse inkar edemez. Hayatımızı bir yönüyle oldukça kolaylaştırırken, bir yönüyle de bilinçsiz ve aşırı kullanımdan doğan olumsuzlukların ortaya çıkmasına da sebep oldu. Eğer yapmakta olduğunuz işiniz bilgisayar ve internete bağlı bir iş değilse ve kullanım noktasında limitleri zorluyor, hatta aşıyorsanız sorun var demektir.

Günümüzde bilgisayar bağımlılığı, oyun bağımlılığı, internet bağımlılığı gibi kavramlarla sık sık karşılaşmaktayız. Bu kavramlar üzerine yazılmış birçok kitap ve makaleler var. Bu tür kitap, makle ve yazıların çokluğu, aslında bilgisayar ve internetin hayatımıza olan etkisini göstermesi açısından önemli. Hani bir atasözü vardır "Bir şeyin azı karar, çoğu zarar" diye. Aslında internet ve bilgisayar kullanımında da durum özetle bundan ibaret. Bilgisayar ve internet başında işinizi bitirdikten sonra, az da olsa eğlendikten sonra kalkmasını bilmek gerekir. Aksi durumda zararla karşılaşmak her zaman olası bir durumdur.

Bilgisayarın ve bilgisayar oyunlarının, internet ve internet oyunlarının günümüzde bir eğlence aracı olarak yoğun bir şekilde kullanıldığını inkar edemeyiz. Aynı şekilde, bu bilgisayar ve internetin eğlence aracı olarak öne çıkarak hayatımıza birtakım sorunlar getirdiğini de inkar edemeyiz. Evet, bilgisayar ve internet oyunları eğlenceli olabilir. Bir bilgisayar veya internet oyununu oynamaya başladığınızda zamanın nasıl geçtiğini bile anlamazsınız. 1 saat olarak oynamayı planladığınız bir oyunu, bu bölümü de geçeyim, birazdan bırakırım diye erteleye erteleye 1 saatlik planınızı darmadağın edersiniz. Bir de bakmışsınız 1 saat olarak planladığınız oyunun başında 4-5 saatinizi ya da daha fazla saatinizi geçirmişsinizdir. Peki bu oyun ve ona harcadığınız zaman size neye mal olmuştur dersiniz. Birkaçını sıralayalım;

-- Evliyseniz eşinize ayıracağınız zamanı çalmıştır.

-- Çocuğunuz/çocuklarınız varsa onlara ayıracağınız zamanı çalmıştır.

-- Önceliklerinizi ötelemenize sebep olmuştur.

-- Hareketsiz kalarak sağlığınıza olumsuz etki etmiştir.

-- Gerçek hayattan az da olsa uzaklaşmanıza sebep olmuştur.

-- Oyun bağımlısı adayları arasına girmenize sebep olmuştur.

-- Sorumluluklarınızı pas geçmenize sebep olmuştur.

-- Geri getirilmesi mümkün olmayan çok değerli zamanınızı çalmıştır.

Bu maddeleri çoğaltmak mümkün. Oyun da olsa, internet kullanımı da olsa bilinçli yapılmıyor ya da yapılamıyorsa sınırlar, planlar her zaman aşılır. Önemli olan, bir noktadan sonra yeter demesini bilmek ve bunu sonlandırmaktır. Bilinçli internet kullanıcıları, bilinçli internet ve bilgisayar oyuncuları yeter artık demesini çok iyi bilirler. İnternet ve bilgisayar oyunları, bu bilince sahip kullancıların sorumluluklarını onlara unutturmaz. Fakat bu bilinç yoksa bilgisayar ve internet oyunlarının başından kalmak çok zor olur ve bu durum bir süre sonra kişinin bağımlı olmasına sebiyet verir.

Bilgisayar oyunları, oyuncularını eğlendirme ve tatmin etme özelliğine sahiptir. Zaten, oyunların beyinde mutluluk hormonu salgılanmasına sebep olduğu, ödül ve başarı duygusu uyandırdığı bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. bu tatmin duygusu oyun saatlarinin uzamasına, uyku düzeninin bozulmasına ve devamında da vücut dengesine olumsuz etki yapar. Uykuda iken salgılanan hormonların düzenleyici etkisini pasifleştiren uykusuz günler, zamanla hormanların verdiği tatminin yerini, oyundan alınan tatmin almaya başlayınca da iş çığırından çıkmış olur.

Yeter demesini bilmeyen, yeri geldiğinde frene basmasnın bilmeyen bir oyuncu zamanla sorumluluklarını yerine getirmemeye, yapması gereken işleri yapmamaya ve ertelemeye başlar. Ertelemenin de bir sınırı vardır, eğer bu sınır da aşılırsa oyuncu günlük hayatta yapması gereken işleri, aile ve toplumda üstlendiği sorumluluklarını yerine getiremez hale gelebilir. İşte bu nokta bir sorunun var olduğunu gösteren noktadır. Aileye yansıyan huzursuzluklar olmaya başlar. Öğrenciyse dersler, çalışansa işler aksamaya başlar. Oyun başında geçirilen onca zamanın verdiği yorgunluk ve düzensizlikler hayatın hemen her aşamasını olumsuz bir şekilde etkiler.

Oyunlarla iç içe olmak ve onların albenisinden kopamamak, bu kopamamanın getirdiği sorumsuzluklar sonucunda hayatı hafife alarak umursamaz bir duruma gelmek, oyun bağımlılığının somut bir göstergesidir. Eğer bir insan bir günde 15 saatten fazla oyun oybuyor ve başka hiçbirşeyle meşgul olmuyorsa durum vahim demektir. Devamlılık arzetmeyen, arasıra fakat uzun süre oyun oynayan (genellikle tatil günlerinde) kullanıcıların zamanlarını oyunla geçirmeleri, her nekadar zaralı olmasa da basında çıkan oyun bağımlılığı ile ilgili olumsuz haberler bu kullanıcıları endişeye sevkedebiliyor.  Mesele saatlerce Starcraft isimli oyunu oynayan bir Koreli oyuncunun uzun süre hareketsiz kalması sebebiyle ölmesi gibi. Daha yakın bir zamanda gerçekleşen bir diğer haber ise; Tayvan’da bir internet kafede 40 saat boyunca Diablo 3 oynayan 18 yaşındaki bir genç, uzun süre hareketsiz kaldığı için hayatını kaybetti şeklinde. Bu benzeri haberler arada sırada da olsa uzun süreli oyun oynayanları da olumsuz etkileyebilir. Fakat bu yaşananlarda hayatın bir gerçeği olduğunu unutmamak lazım.

Korkular önyargıların oluşmasında önemli bir etkendir. Bundan dolayıdır ki 1-2 saat oyun oynayan birisi de bu önyargı ve kaygılardan kaynaklanan baskıyı kendi üzerinde hissedebiliyor ve "Acaba ben de oyun/internet bağımlısı mıyım" diye korkuya kapılabiliyor. Bilgisayar oyunlarının oynama zaman limiti aşıldığında ve devamlılık arzetmeye başladığında bağımlılığa sebep olduğu bir gerçek. Fakat insanlarda bilgisayar oyunları ile ilgili oluşan olumsuz önyargılar, belli bir zaman sonra oyunun yararlı mı, yoksa zararlı mı değerlendirmesi yapılmadan yasaklanmasına kadar varabiliyor. Burada önemli hususlardan biri, oynanan oyunun oynayan kişinin yaşına uygun olup olmadığı, oyunun oynanma süresi ve oynanma sıklığıdır. Bilinçli bir ebeveyn çocuğunun oynadığı bilgisayar oyununun, çocuğun yaşına uygun olup olmadığına dikkat etmelidir ve çocuğuna mutlaka bir süre sınırlaması getirmelidir.

Elbette oyun bağımlılığının bazı sebepleri var. Amaçsızlık ya da kısaca can sıkıntısı bunun en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Oyun bağımlılığından kurtulmanın en önemli ilacı iyi bir irade ve oyuncuyu oyundan alıkoyacak daha iyi alternatif meşgalelerin olmasıdır. Buna rağmen çözüm bulunulamıyorsa, mutlaka poliklinik tedavisi gerekir. Bilgisayar ve oyun bağımlılığı ile ilgili polklinikler de gerek dünya da gerekse Türkiye'de açılmaya başlandı. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E.A. Hastanesi (BRSHH) bünyesinde açılan İnternet Bağımlılığı Polikliniği’nde, Bilgisayar oyunları bağımlısı ve internet bağımlısı kullanıcılar tedavi görüyor.

Burada birinci sorumlu olanlar kimlerdir diye bir sıralama yapacak olursak;

-- Yaşına uygun olmayan oyunu çocuğunun oynamasına müsade eden aile,(bilgisayar oyunu yazımız için)

-- Oyun çocucğunun yaşına uygun olsa bile çocuğuna süre sınırlaması getirmeyen aile,

-- Yeter diyemeyip saatlerce bilgisayarda/internette oyun oynayan ve bunu devamlılık haline getiren kişi,

Bilgisayar oyunlarını da tamamıyla günah keçisi yapmak bu işi profesyonel olarak yapan bilinçli oyunculara haksızlık olur. Çünkü bu oyuncular durması gereken ve duracağı noktayı bilirler. Tabi haftada 1-2 saat bilgisayar oyun oynayıp, sonra da ben oyun bağımlısı mıyım evhamlarına kapılmak da yersiz bir kaygı. Durmanız gereken noktayı biliyorsanız sorun yok.

Sonuç olarak; bilinçli bir bilgisayar ve internet kullanıcısı, bilinçli bir bilgisayar/internet oyunu oyuncusu, durması gereken noktayı bilen bilinçli bir bilgisayar oyunu oyuncusunun bağımlı olma olasılığı düşüktür. Fakat ölçüye herzaman dikkat etmekte yarar var.  Ancak her şeyin fazlası zararlıdır ve dozunu kaçıran insan, dozunu kaçırdığı her ne olursa olsun bundan zarar görecektir

Yazar: Ş.Bayzan