Çevrimiçi Gizli Tehlike: Siber Zorbalık!
İnternet Güvenliği

Çevrimiçi Gizli Tehlike: Siber Zorbalık!

22 June 2017, Thursday 21:54 | 1,364 görüntüleme

Güç... Belki de hayatımızdaki en önemli kavramlardan biri. Güçlü çocuk, güçlü insan, güçlü fikir, güçlü ülke... Her şeyin zıddıyla kaim olduğu dünyamızda gücün karşısında duran kavram ise güçsüzlük, yani zayıflık...

Güç… Belki de hayatımızdaki en önemli kavramlardan biri. Güçlü çocuk, güçlü insan, güçlü fikir, güçlü ülke… Her şeyin zıddıyla kaim olduğu dünyamızda gücün karşısında duran kavram ise güçsüzlük, yani zayıflık… Bahse konu olan “siber zorbalık” bu kavramlar üzerinde vuku bulan, internet teknolojilerinin ilerlemesiyle birlikte özellikle çocuklar ve ergenler arasında yaygınlaşan can sıkıcı, tehlikeli bir durumdur.

Güç ve zayıflık her ne kadar soyut kavramlar olsalar da tezahürlerini küçük yaşlardan itibaren hayatımızın bütün dönemlerinde hissedip yaşarız. Hepimizin hatıralarında ilkokulda bize veya bir arkadaşımıza zorbalık yapmış güçlü (görünen), asi bir çocuk vardır. Ve bir de içine kapanık, dışlanmış, oyunlara alınmayan o güçsüz, sessiz çocuk...

Gücün kontrolsüzce, korkutarak, tehdit, şiddet veya zorlama ile diğerleri üzerinde egemenlik kurarak kullanılması “zorbalık” olarak tanımlanmaktadır. Bir kişi, diğer bir kişi veya kişiler tarafından kasıtlı, tekrarlı ve en azından belli bir süre devam eden olumsuz davranışlarla karşı karşıya bırakılıyorsa bu kişinin zorbalığa uğradığı söylenebilir.[1]

Peki, gerçek hayatta yaşanan bu zorbalığa maruz kalma veya zorbalıkta bulunma varsa, internet ortamında olmaz mı? İşte siber zorbalık tam olarak bunu ifade ediyor. Yani gerçek hayatta maruz kalınan geleneksel zorbalığın ve şiddet içeren davranışların internet ortamında yaşanması hali. Biraz daha detaylandıracak olursak siber zorbalık; internet, cep telefonları ve diğer teknolojik yollarla, metinsel içerikleri (e-posta, mesaj) ve diğer medya içeriklerini (fotoğraf, video vb.) yayınlamak suretiyle, bir başkasını rencide eden, o kişiye zarar veren davranışlarda bulunma durumudur.

Geleneksel zorbalık davranışlarına benzer olarak sanal (siber) zorbalıkta da insan ilişkileri üzerinde güç ve kontrol vardır. Zorba, kendisinden psikolojik-sosyolojik-fiziksel yönden zayıf olarak algıladığı kurban üzerinde güç üstünlüğü ve kontrol sağlamaya çalışır.

Siber zorbalık

Siber Zorbalık İlk Sinyallerini Okulda Veriyor!

Siber zorbalık çok çeşitli biçimlerde karşımıza çıksa da ergenler arasında yaşanan siber zorbalığın, genellikle okulda bir nefret veya güç gösterisi ile başlayıp, bilgisayar ve iletişim teknolojileri yoluyla ilerlediği görülür.

Bir öğrencinin fotoğrafından sadece yüzünü kesip başka bir pornografik fotoğrafa yapıştırmak ve bunu sosyal paylaşım sitelerinde yayınlamak okullarda yaşanan siber zorbalığın bir örneğidir. Yine, kurbana ait özel bilgilerin, okuldaki diğer öğrencilere elektronik posta ile gönderilmesi, herkese açık bir web sayfası hazırlayarak kurbanları hakkında karalayıcı, aşağılayıcı içeriklerin servis edilmesi, kameralı cep telefonları aracılığıyla kurbanların görüntülerinin çekilmesi, okulun en çirkininin, en şişkosunun, en aptalının, en tembelinin seçilmesi okullarda yaşanan siber zorbalığın türleridir.[2] Bu yollarla siber zorbalar, kurbanlarını utandırmak, aşağılamak, dışlamak, itibarsızlaştırmak ve yalnızlaştırmaya çalışırlar. Bütün bunlar ilk başta fiziksel bir şiddet içermediği için ebeveynler ve okul görevlileri tarafından anlaşılamamakta veya fazla önemsenmemektedir. Oysa kurban bu tür davranışlara maruz kaldıkça sosyal olarak dışlanmakta, yalnızlaşmakta ve ağır psikolojik sıkıntılar yaşamaktadır.

Siber zorbalık alanında çalışan Hinduja ve Patchin’in araştırmasına göre, kurbanların %20’si intihar etmeyi düşünmekte ve siber zorbalığa maruz kalmayan akranlarına göre iki kat daha fazla intihara teşebbüs etmektedirler.[3] Bu noktada öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin duyarlı olmaları ve siber zorbalık konusunda bilgili olmaları büyük önem taşır.

Ne yazık ki siber zorbalığın çocuklar için sosyal, duygusal ve fiziksel açıdan yıkıcı sonuçları da vardır. Bir çocuğun siber zorbalığa uğradığını, onun davranışlarında ve duygularında beliren bazı değişimlerden anlamak mümkündür. Sosyal açıdan, iletişimde ilgi kaybı, okulda ders durumunun kötüye gitmesi sebebiyle okula gitmeme, okulu asma durumları baş gösterir. Duygusal olarak depresyon, agresif davranışlar, kaygı bozuklukları, korku, aksilikte bulunma, sürekli sıkılma gibi davranış değişiklikleri yaşanabilmektedir. Bütün bunlar nihayetinde çocuğu (kurbanı) fiziksel olarak intihara kadar götüren siber zorbalığın yıkıcı sonuçlarındandır.

Siber zorbalıkla mücadele, başta veliler ve öğretmenler olmak üzere eğitim sürecinin tüm paydaşlarının, “Yeni Medya Okuryazarlığı” konusunda eğitilmeleri, bununla birlikte çocukların da “İnternet Etiği” kapsamında gerçek hayatta sergiledikleri ahlaki tavır ve tutumlarını internette de aynı şekilde göstermeleri gerektiğini onlara öğretmekten ve bilinçli bir kullanıcı olmalarını sağlamaktan geçmektedir.

Siber zorbalıkla ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıya göz atabilirsiniz.
http://www.guvenliweb.org.tr/dokuman-detay/siber-zorbalik

ETİKETLER

#Güç #SiberZorbalık

Yorumlar

  • Henüz yorum yapılmadı. Hemen düşüncelerinizi yazarak ilk yorumu siz yapabilirsiniz.
Yorum yapın
  • Doğrulama için e-posta adresinizin gerçek ve size ait olması gerekiyor.
  • E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılmayacak, gizli kalacaktır.
  • Görünecek ad alanı için gerçek adınızı kullanmak zorunda değilsiniz.
  • İnternet üzerinde yapacağınız her işlem için IP adresinizin kayıt altına alındığını unutmamalısınız.
  • Yorumunuz yayınlanmadan önce editör onayından geçecektir.
lightbulb_outline Adınız, soyadınız, adresiniz, telefon numaranız, e-posta adresi, aile bireylerinizin adı, kimlik numarası vb. kişisel bilgileriniz size özeldir. İnternet ortamında paylaşılan küçük fakat önemli bilgiler, büyük zararlara sebep olabilir.
Toast Alert...