Size nasıl yardımcı olabilirim?
Dijital Oyunlar
DİJİTAL MECRALARDA “ÇOCUK İSTİSMARI” HANGİ YÖNTEMLERLE GERÇEKLEŞİYOR?
İnternet ve Mahremiyet

DİJİTAL MECRALARDA “ÇOCUK İSTİSMARI” HANGİ YÖNTEMLERLE GERÇEKLEŞİYOR?

Yazar(lar): Gülbahar AYTEKİN - Gazeteci | Grafik(ler): Furkan Özdemir | 20 July 2020, Monday 16:29 | 841 görüntüleme

Geçtiğimiz günlerde Amerika merkezli bir e-alışveriş sitesinde, çocuk kaçakçılığı ve ticareti yapıldığına dair kanıtlar, iddiaları doğrular nitelikte idi. "Wayfair Skandalı" olarak gündem olan bu olay ilk değil. Çocukların cinsel olarak istismar edildiği, şiddete uğradığı, Pedofillere pazarlandığı Pizzagate Olayı da, dünya çapında çok konuşulan, çocukların çevrim içi yollarla nasıl istismar edildiklerini gösteren olaylardan. Basına yansıdıkça haberdar olduğumuz bu vakıalar, çocuklarımızın bugün dijital ortamlarda hangi tehlikelerle karşı karşıya kalabileceklerinin de en büyük kanıtlarından.

Dijitalleşmenin etkisi hayatın her alanında giderek daha yoğun bir şekilde gerçekleşiyor. İletişim kurma modellerinden, haber ve bilgi edinme biçimlerine; düşünce, inanç, davranış ve kültür formlarına kadar hızlı bir değişimin ve dönüşümün etkisi altındayız.

Dünyada ve ülkemizde dijital bir düzen kurulurken, bu dönüşümün bireyler ve toplumlar düzeyinde etkilerinin neler olduğu en önemli konuların başında geliyor. Dijitalleşmenin faydalarını göz ardı etmeden, fertler olarak yaşanan bu değişim karşısında sosyokültürel ve psikososyal olarak nasıl etkileniyoruz, neleri feda ediyoruz, neleri kazanıyoruz, nereye doğru gidiyoruz?! Bütün bu soruların yanıtları, en az teknolojik ilerlemelerden nasıl yararlanacağımız kadar önem kazanmış durumdadır.

Öyle ki, dijital dünyada var olan tehlikeler, gerçek hayatta bulunan tehlikeleri neredeyse geride bırakmış durumda. Fizik-gerçek dünyada bulunan riskleri biliyor ve alınması gereken tedbirleri alarak kendimizi ve çocuklarımızı koruyabiliyoruz. Fakat her geçen gün kullanımı artan İnternet ile etkinliği ve sayısı artan sosyal medya mecralarının sosyokültürel, psikososyal olarak bizi nasıl etkilediğini tam olarak biliyor olduğumuzu söylemek güç. İnternet ve yeni dijital teknolojiler büyük bir hızla ilerlerken, toplumun bu dijital teknolojileri farkındalıkla, sağlıklı ve doğru olarak kullanma ihtiyacı ise her geçen gün daha da artıyor.

İnternet teknolojileri toplumsal yapı ve ilişki dinamiklerine kadar hemen her şeyi değiştirirken; çocuklar, aileler ve gelecek nesiller üzerinde hâlihazırda oluşturduğu ve oluşturacağı etkiler çok daha kritik. İnternet ortamlarında mahremiyetin ihlali ile vuku bulan “Çocukların Çevrim içi İstismarı” da bu kritik konuların başında geliyor.

Günümüzde çocuklar İnternet ortamlarında değişik yollarla; gizliden veya açıktan, fiziksel, zihinsel, ekonomik ve cinsel olarak çok çeşitli istismarın ve ihmalin kurbanı olabiliyorlar. Çocuğun ebeveyni, yakını veya bir yabancı tarafından yapılabilen istismarlardan, zaman zaman basına yansıyan üzücü olaylarla da haberdar oluyor ve dijital platformlar yoluyla gerçekleşen bu istismarları daha net görebiliyoruz. Geçtiğimiz günlerde Amerika merkezli bir e-alışveriş sitesinde, çocuk kaçakçılığı ve ticareti yapıldığına dair kanıtlar, iddiaları doğrular nitelikte idi. "Wayfair Skandalı" olarak çok konuşulan bu olay, yaşanan ilk vaka değil. Çocukların cinsel olarak istismar edildiği, şiddete uğradığı, Pedofillere pazarlandığı Pizzagate Olayı da, dünya çapında çok konuşulan çocukların çevrim içi yollarla nasıl istismar edildiklerini gösteren olaylardan. Bu haberler, çocuklarımızın bugün dijital ortamlarda nasıl tehlikelerle karşı karşıya kalabileceklerinin de en büyük kanıtlarından.

Çocukların Ekonomik İstismarı: Sosyal Medyada Çocuk Fotoğrafı Paylaşan Fenomen Anneler!

Sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanılması ile hayatımıza giren “fenomen” kavramı bilinen pek çok ezberi de bozdu. Genç nesiller veya popüler tanımı ile Z Kuşağı için öğretmen, ebeveyn, arkadaş ve neredeyse “her şey” yerine geçen “fenomenler ve influencerlar” bugün, gelecek nesilleri şekillendiren önemli rol modellerden biri haline geldi. Dijital platformlarda ürün tanıtımı-ürün reklamı ile “para” ve “şöhret” kazandıran “sosyal medya fenomenliği” günden güne büyüyerek, gençlerin hayallerini süslemeye başladı. Sosyal medya fenomenliği, “Gelecekte ne olmak istiyorsunuz?” sorusunun cevabını; doktorluktan, mühendislikten çok “fenomen olmak istiyorum!” cevabına çevirecek kadar da popüler bir meslek haline geldi.

Bu durum sadece gençler için geçerli olmadı. Fenomen olma büyüsüne kapılanların arasında “anneler” de bulunuyor. “Instamom” olarak kavramsallaşan ve literatüre geçen bu anneler, çocuklarının doğdukları andan itibaren her anını, sosyal medyada fotoğraf, hikâye, video vb. yollarla kamuya açık olarak paylaşıyorlar. Sosyal medya platformlarında “fenomen” olma ve çocukları üzerinden ekonomik gelir elde etme yoluna gidiyorlar. Kendi çocuklarının fotoğraflarını paylaşarak, çocuk bedeni, sevimliliği üzerinden kolay yoldan para ve ün kazanmanın peşine düşen bazı ebeveynler, bilerek veya bilmeyerek çocuklarını ekonomik olarak istismar ediyor ve onları daha büyük ve başka tehlikelerin içine atıyorlar.

Bu tehlikelerin başında da “Çocukların Cinsel İstismarı” geliyor

Fenomen anneler, sosyal medyada çocuklarının fotoğraflarını diğer paylaşımlara oranla daha fazla yapıyorlar. Annenin kendi ismiyle veya çocuğunun ismiyle kullandığı bu hesaplar, çocuk istismarcıları tarafından çocuklara ulaşabilmek için kullanılabiliyor. Sosyal medyada çocuğunun fotoğraflarını paylaşan anneler çocuklarını ekonomik istismara uğratmanın yanı sıra, çocuğun mahremiyet hakkını da ihlal ediyor. Çocuğun rızası ve bilinci dışında, anne tarafından yapılan bazı eylemler hem çocuk psikolojisi üzerinde hem de bu paylaşımı gören bireyler üzerinde olumsuz duygu ve düşüncelere sebep olabiliyor. Örneğin, kız çocuklarına yaşlarına uygun olmayan kıyafetler giydirme, onlara makyaj yapma, ağır ve abartılı bir şekilde süsleme, çocuğun mayolu ve çıplak bedenine vurgu yapan paylaşımlar yapma ve sırf bu amaç için konsept oluşturma gibi davranışlar, çocuğu nesneleştirerek, bir pazarlama aracına dönüştürmektedir. Çocuğun pek çok açıdan istismar ve ihmal edildiğinin kamuya açık bir kanıtıdır.

Hatırlatmakta fayda var, araştırmalar kız çocuklarının daha yüksek oranlarda olmak üzere, erkek çocuklarının da çocuk istismarına maruz kalabildiğini gösteriyor. Dünyada her yıl yaklaşık 40 milyon çocuğun istismara maruz kaldığı tahmin edilirken, Avrupa’da her 5 çocuktan 1’i cinsel şiddete maruz kalıyor.

Amerikan Psikoloji Derneği tarafından; bir ebeveynin veya bakıcının ölümü, ciddi fiziksel veya duygusal zarar verme, cinsel taciz veya ciddi bir zarar riskine sebep olan bir eylem veya eylemsizlik durumu olarak açıklanan Çocuk İstismarı genel olarak dört şekilde meydana gelebiliyor:

• Fiziksel istismar,
• Cinsel istismar,
• Duygusal istismar,
• İhmal

İstismar olaylarının İnternet ortamlarında, dijital olarak gerçekleştirilmesi durumunda da, kavram “Çevrim içi Çocuk İstismarı” olarak adlandırılıyor. Çocukların ticari amaçlı sömürüsü de istismar kapsamında değerlendirilebilmektedir. Ebeveyni dahi olsa, bir çocuğun en özel görüntülerinin dijital mecralarda, kamuya açık olarak paylaşılması, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı olmakla birlikte, mahremiyet hakkının ihlal edilmesine sebep olan bir tutumdur.

Bütün bunlar fenomen anneler tarafından bazen bilinçsiz bir şekilde sadece takipçi artırma ve beğenilme (like alma) amacı için yapılırken çoğu zaman da bilinçli bir şekilde fenomen olmak için, reklam, tanıtım ve pazarlama stratejileri doğrultusunda, çocuğun masumiyeti ve bedeni üzerinden para kazanmak için yapılıyor. Böylece çocuklarını kazanç kapısına dönüştüren pek çok sosyal medya fenomeni anne, para için çocuklarının masumiyetini, güvenliğini ve psikolojisini hiçe sayarak kendi çocuklarının geleceğini kendi elleriyle karartabiliyor. Fenomen anneler, çocuklarını, sonuçlarını büyüdükleri zaman daha net görebilecekleri pek çok zarara uğratıyorlar. Öte yandan, çocuğun mahremiyeti ihlal edildiğinden bir hak ihlali oluştuğu için suç işlemiş oluyorlar.

"Çocuk istismarı her ne surette olursa olsun,
doğrudan çocuk haklarının bir ihlalidir
ve suçtur."

(Uluslararası) Pedofili ve Çocuk Pornografisi

Çocukların zihinsel ve cinsel yönden istismarı, küresel bir sorun olarak karşımızda dururken, internet ortamları çocukların cinsel yönden istismarı için “dijital bir yol” olmakta ve bu suçlar, siber ortamlarda çok daha yoğun bir şekilde işlenmektedir.

Çocukların cinsel istismarında üzerinde durulması gereken bir diğer konu da Pedofilidir. Pedofiliyi, psikoloji ve tıp alanına giren normal bir hastalık olarak görmek mümkün değildir. Bugün Pedofili tehlikesini, içtimai ve kültürel etkenlerden ayrı değerlendirmek yanlış olacaktır. Çocuk Pornografisi ve Pedofili birbirinden beslenen ve birbirini üreten iki büyük tehlike olarak dijital ortamlarda çocuklarımızı tehdit etmektedir.

Pornografi ise eylem olarak cinselliğin yapılmasından ziyade, yayınlanması durumunu ifade eder. Çocuk Pornografisi, çocukların bedenlerinin cinsel amaçlarla teşhir edilmesi ve yayınlanmasıdır.

Çocuk haklarına dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 32. maddesi uyarınca, taraf devletler, çocuğun bedensel, ruhsal, ahlaki ya da toplumsal gelişmesine zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı koruma sağlayacaktır. Bu sözleşmenin 34. maddesine göre, Taraf devletler;

  • Çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını,
  • Çocukların fuhuş ya da diğer yasadışı cinsel faaliyette bulundurularak sömürülmesini,
  • Çocukların pornografik nitelikteki gösterilerde ve malzemede kullanılmasını önlemek amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde gerekli her türlü önlemi alırlar.” İfadeleri geçmektedir.

Çocuğun istismarı suç olmakla birlikte görüntülerin sanal ortama yüklenmesine neden olmak, görüntülerin yayılmasına aracılık etmek de çocuğun cinsel istismarı suçunun kapsamında değerlendirilmekte olup, suçun ayrıntılı tanımı, yaş sınırı ve suçun işlenmesi halinde yapılacak adli işlemler Türk Ceza Kanunu’nun Altıncı Bölümü’nde yer alan Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar kısmında belirlenmiştir.

İnternet ve sosyal medya ortamlarında her zaman için istismarcıların, kötü niyetli kişilerin ve Pedofillerin bulunabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Çocukların mahremiyetini ihlal eden paylaşımlar yapmaktan kaçınılmalıdır. Pornografi, fotoğraf ve görsel materyaller üzerine kurulu olduğu için; tehdit, sanal zorbalık ve röntgencilik unsuru olarak kullanılabileceği de unutulmamalıdır.

Çevrim içi Çocuk İstismarına Karşı Ne Gibi Önlemler Alınabilir?

  • Çocukların uyudukları odada, akıllı telefon, bilgisayar, tablet gibi başkalarıyla iletişim kurabilecekleri cihazlar bulunmamalıdır.

  • Çevrim içi risklerden korunmak için, evde ortak bir cihazdan İnternet kullanma alışkanlığı oluşturulabilir.

  • Çocuğun ziyaret edebileceği web siteleri ebeveynleri tarafından önceden belirlenmeli ve kontrol edilmelidir.

  • Çocuk, erişim sağlayacağı web sitelerinin hangileri olabileceği, yaşına uygun olup olmadığı konusunda ebeveynleri tarafından bilgilendirilmelidir.

  • İnterneti kullanım amaçları belirlenmelidir. Araştırma, eğitim, oyun vb. gibi. Amaç dışı internet kullanımına sınır getirilmelidir.

  • Çocuğa ebeveynleri tarafından mahremiyet bilinci aşılanmalıdır.

  • Çocuğa tanımadığı kişilerle webcam ile konuşmaması, fotoğraflarını ve kişisel bilgilerini paylaşmaması gerektiği anlatılarak uzlaşı sağlanmalıdır.

  • Ebeveynler, çocuklarının dijital mecralar yoluyla edindikleri arkadaşlarının profillerinden ve yaşından haberdar olmalıdır.

  • Ebeveynler çocukların cinsel istismarı konulu bir durumla karşılaştıklarında İnternet Bilgi İhbar Merkezi’ne https://www.ihbarweb.org.tr/ ihbarda bulunabilirler.

  • Ebeveynler, çocuklarını İnternet üzerinden gelebilecek zararlardan korumak için Aile ve Çocuk Profilinden oluşan "Güvenli İnternet Hizmetini" tercih edebilirler.

  • Ebeveynler Güvenli İnternet Merkezi tarafından hazırlanan, çocukların dijital ortamlarda nasıl güvende kalacaklarını anlatan "Dijital Mahremiyet Rehberini" inceleyebilir, konuyla ilgili bilgi sahibi olabilirler.

Yorumlar

  • Henüz yorum yapılmadı. Hemen düşüncelerinizi yazarak ilk yorumu siz yapabilirsiniz.
Yorum yapın
  • Doğrulama için e-posta adresinizin gerçek ve size ait olması gerekiyor.
  • E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılmayacak, gizli kalacaktır.
  • Görünecek ad alanı için gerçek adınızı kullanmak zorunda değilsiniz.
  • İnternet üzerinde yapacağınız her işlem için IP adresinizin kayıt altına alındığını unutmamalısınız.
  • Yorumunuz yayınlanmadan önce editör onayından geçecektir.
lightbulb_outline Unutmayın, gerçek hayatta suç sayılan her şey, internette de suçtur.
Toast Alert...