Size nasıl yardımcı olabilirim?
Dijital Oyunlar

DİJİTAL İFTİRA

Yazar(lar): Dr. Şahin BAYZAN - Bilişim Uzmanı | Grafik(ler): Burak ÖZÇELİK | 21 October 2019, Monday 16:06 | 899 görüntüleme

Bir an için şöyle düşünün; sahte kimlikler arkasına saklanarak, internetten veya sosyal medyadan yalan ve iftiralarla sizi tehdit eden dijital katiller olsa ne yaparsınız? Büyük bir nefret ve kin ile hareket eden bu dijital katiller, sizi hedef tahtasına koysa nasıl davranırsınız? Böyle bir durumla karşılaşsanız psikolojiniz nasıl olur?


İnternet ve teknolojinin geldiği nokta itibariyle artık suçlar, farklı kimlikler arkasına saklanarak kolayca işlenebiliyor. Modern dünyada, modern hukukta en kabul gören “müddei iddiasını ispatla yükümlüdür” yaklaşımı öldü. Bazı dijital katiller, internet ve sosyal medyada farklı kimlikler ardına saklanarak seri katıl olabiliyorlar. Öyle ki bilinmeyen kimliklerin arkasına saklanarak insanları, insanların itibarlarını katlediyorlar. Attıkları iftiralarla masum insanların hayatlarını zindana çevirebiliyorlar ve hayatlarını yaşanılamaz hale getirebiliyorlar. İntikam alma meyilli psikolojik olarak da problemli olan bu insanlar kendilerini güçlü zannediyorlar. Hayır, bunlar güçlü değiller. Sadece ve sadece suçlular ve acınacak halde olduklarının farkında değiller.

Bir an için şöyle düşünün; sahte kimlikler arkasına saklanarak, internetten veya sosyal medyadan yalan ve iftiralarla sizi tehdit eden dijital katiller olsa ne yaparsınız? Büyük bir nefret ve kin ile hareket eden bu dijital katiller, sizi hedef tahtasına koysa nasıl davranırsınız? Böyle bir durumla karşılaşsanız psikolojiniz nasıl olur? Dijital ortamda size nefretini ve kinini kusan bu dijital katillere karşı hangi adımları atabileceğiniz konusunda ne biliyorsunuz? Yoksa eliniz ayağınız birbirine mi dolanır, hiçbir şey yapamaz hale mi gelirsiniz? Size atılan iftiralar karşısında, çevrenizin de bu yalanlara ve iftiralara inanarak sizi dışlaması karşısında kendinizi çaresiz mi hissedersiniz? Kısaca dijital seri katillerin iftira kurşunu ile sizde açtığı yarayı nasıl tedavi edebileceğinizi hiç düşündünüz mü?

Ne yazık ki günümüz dijital dünyasında tüm bu olasılıkları düşünmek zorundasınız. Onun için bazen insanlara, arama motorlarında isimlerini periyodik olarak aratmalarını tavsiye ediyorum. İsimlerini farklı kombinasyonlarda aratmalarını öneriyorum. Hatta arama motorlarının hatırlatma seçeneğini (alert) kullanmalarının önemini anlatıyorum. Çünkü internet denilen uçsuz bucaksız okyanusta sizin hakkınızda ne yazılmış, ne çizilmiş bilmeniz imkansız. Bunu öğrenmenin en kısa yolu da kendiniz hakkında arama yapmanız, hatırlatma seçeneklerini aktif duruma getirmenizdir. Bu sayede itibarınızı zedelemek isteyen, sizi karşı husumetinden dolayı hakkınızda yalan yanlış ve iftira boyutunda paylaşımlar yapan dijital katillerin varlığından çok kısa süre içinde haberdar olabilme olanağına sahip olmuş olacaksınız. Örneğin arama motorunda isim ve soyadınızı çift tırnak içerisinde yazarak işe başlayabilirsiniz. Bu aramaları arama motorlarının sadece genel arama bölümünde değil, görsel arama, video arama, haber arama bölümünde de yapmanızı tavsiye ederim.

Ortam neresi olursa olsun ister gerçek dünya, ister dijital dünya, fark etmez. Her iki dünyada da yaşananlara ve yaşadığınız olumsuzluklara karşı sessiz kalmayın ve mutlaka suç duyurusunda bulunun. Belki bir sonuç alamayabilirsiniz ama siz sorumluluğunuzu yerine getirmiş olursunuz. Bu ortamları kötü emelleri için kullananlara, istedikleri gibi at koşturamayacaklarına dair güçlü bir mesaj göndermiş olursunuz.

Elbette hiç kimse bu tür tatsız bir olayla karşılaşmak istemez. Kişilik haklarının ihlal edilmesini, özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmesini, yalan ve iftira dolu haberler ve paylaşımlarla itibarının zedelenmesini asla arzu etmez. Keşke farklı kimlikler arkasına saklanarak itibar cellatlığı yapan dijital katillerin yalanlarına inanıp da başkaları hakkında ön yargılı, peşin hükümlü olmasa. Keşke insanlar, internet ve sosyal medyada birileri hakkında çıkan yalan yanlış ve iftira dolu paylaşımlara bakarak “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” modunda hareket etmeseler ve dijital empati yapsalar. Maalesef biz toplum olarak bu kültüre daha erişemedik. Bu noktada sıkıntılarımız var.

Evet, belki kanunlarımızda kişilik hakkının ihlal edilmesiyle ilgili, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesiyle ilgili, internet ve sosyal medya yoluyla tehdit edilme, şantaja uğrama suçlarıyla ilgili ceza müeyyideler var. Var fakat caydırıcı olup olmadığı tartışılır. Masum bir insanın hayatını, farklı bir kimlik arkasına saklanarak, internet ve sosyal medyada yaydığı yalan ve iftiralarla karartan dijital bir katile 5-6 yıl ceza verseniz ne olur vermeseniz ne olur? Hayatı karartılan, itibarı zedelenen insanın hayatını ve itibarını geri getirebilecek misiniz?


Ne yazık ki internet ve sosyal medyayı kin ve nefret duygularıyla hareket ederek intikam alma aracı haline getirildi. Birisi bizim hoşumuza gitmeyen bir şey mi yaptı, birisi bizim gözümüz olan bir makama mı geldi? Bizim canımızı sıkan, gözümüzde olan makamı oturan insanların itibarlarını zedeleme yolunu seçmeyi marifet sandık. Hezeyanlarımızla hareket ederek makama gelen kişinin ayağını kaydırmak, hoşumuza gitmeyen bir şey yapanların itibarını zedelemeyi sıradanlaştırdık. Dijital dünya, çamur at tutmazsa izi kalır hastalıklı anlayışını o kadar kolay bir hale getirdi ki, fırsatlar sunan dijital dünya bir anda dijital katiller ordusunu barındıran bir tehdit haline dönüştü.

Bu tehdidin oluşmasında elbette dijital katilliğe soyunanlar birinci derece sorumlu ve suçlu. Peki, bu dijital katillerin sıktığı iftira, yalan kurşunlarıyla yaralanan bireylere karşı bizim takındığımız tutum çok mu masum? Dijital dünya masum mu? Dijital ortamları pis emelleri için bir suikast silahı gibi kullanan dijital seri katiller ve onları barındıran platformlar masum mu? Hayır, asla masum değil. O zaman suçlu, sorumlu kim ya da kimler?

Dijital seri katillerin yalan ve iftiralarıyla karşı tarafta oluşturduğu yıkım karşısında sessiz ve duyarsız kalanlar sorumludur. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın modunda hareket edenler sorumludur.

Dijital katillerin ortaya attıklarının, yalan ve iftira olabilme ihtimalini düşünmeyerek, bu tatsız durumla karşı karşıya kalmış insanları, masum olabilme ihtimaline bakmaksızın linç edenler sorumludur ve suçludur.
İnternette gördüğü, okuduğu bir paylaşımdan hareketle, ateş olmayan yerden duman çıkmaz hastalıklı anlayışı insanların itibarlarının yer ve yeksan edilmesine yardımcı olanlar sorumlu ve suçludur.

  • İnternet ve sosyal medyada çıkan yalan haberlerden yola çıkarak, insanlar hakkında önyargıyla hareket edenler, empati yapmayanlar, masumiyet denilen karineyi katledenler sorumlu ve suçludur.

  • Dijital katillere yer ve imkân sağladıkları için, gösterilmesi gereken tepkiyi göstermedikleri için, bireylerin ve ülkelerin taleplerine ifade özgürlüğü saçmalığını öne sürerek duyarsız kaldıkları için platform sahipleri de sorumludur ve suçludur.

  • İnternet ve sosyal medyadan gördüğü, okuduğu haberler ve paylaşımlardan hareketle insanları sorgusuz sualsiz yargılayanlar ve kendince mahkûm edenler de sorumlu ve suçludur.

  • Unutmayın! Dünya kimseye kalmadı. Dijital dünya da kimseye kalmayacak
    Herkes ektiğini biçer. Kötülük eken kötülük, iyilik eken iyilik biçecektir.

  • İster gerçek hayatta olsun, ister sanal hayatta olsun kötülük yapanlar ancak kötülük bulacaktır. Sanal dünyayı da gerçek dünyayı da güzelleştirmek bizim elimizde…

  • Gerçek dünyada insanları katleden katillerle, sanal dünyada insanları katleden dijital katiller arasında sadece bir klavye farkı olduğunu unutmayalım.

Dijital dünyanın tüketicileri olarak bizler, internet ve sosyal medyadaki dijital katillerin, itibar cellatlarının canımıza ve cebimize dokunmasını daha nereye kadar bekleyeceğiz. Daha ne kadar ölü numarası yapacağız?

Dijital dünya, sanal dünya hepimizin. Dijital katillerin ve itibar cellatların dijital dünyada aramızda gezmesine daha ne kadar seyirci kalacağız? Yaksa dijital katillerin namlusunu bize çevirmesini mi bekliyoruz?

  • Empati yapın, bir an o kişinin kendiniz olduğunu düşünün,
  • Haberin doğruluğunu araştırın,
  • Önyargılarınızla ve peşin hükümlü olarak hareket etmeyin,
  • İnternet ve sosyal medyada her yazılanın doğru olduğuna inanmayın,
  • Peşin hükümlerle masum insanlara iftirada bulunmayın, lekelemeyin,
  • İnternetteki yorumlarınızla ve paylaşımlarınızla insanları incitmeyin,
  • İnternet ve sosyal medyadaki kin ve nefretin bir parçası olmayın,
  • Dijital dünyada birilerini hedef göstermeyin, tehdit etmeyin,
  • Bunların hem dünyevi, hem uhrevi, hem cezai, hem de vicdani bir suç olduğunu bilin,
  • İnternet ve sosyal medyadaki paylaşım ve yorumlarınız birinin gülüşüne, sevincine sebep olsun, acı duymasına değil.

İnternet ve sosyal medya bir bıçak, ekmek kesmek için de kullanılabilir, insan öldürmek için de. Birinciyi seçersen ekmeğini paylaşan olursun, ikinciyi seçersen öldüren bir katil ve aynı zaman da bir zalim….

Ne diyor Yunus Emre:
Olsun be Yaradan vardır.
Sanma ki zalimin ettiği kârdır,
Mazlumun ahı, indirir şahı
Her şeyin bir vakti vardır.

Yorumlar

  • Henüz yorum yapılmadı. Hemen düşüncelerinizi yazarak ilk yorumu siz yapabilirsiniz.
Yorum yapın
  • Doğrulama için e-posta adresinizin gerçek ve size ait olması gerekiyor.
  • E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılmayacak, gizli kalacaktır.
  • Görünecek ad alanı için gerçek adınızı kullanmak zorunda değilsiniz.
  • İnternet üzerinde yapacağınız her işlem için IP adresinizin kayıt altına alındığını unutmamalısınız.
  • Yorumunuz yayınlanmadan önce editör onayından geçecektir.
lightbulb_outline Kullandığınız internet kaynaklarındaki bilgilerin güncel olmasına dikkat edin.
Toast Alert...