Size nasıl yardımcı olabilirim?
Dijital Oyunlar
DİJİTAL ŞİDDETİN TEZAHÜRLERİ VE SİBER ZORBALIK!
Bilinçli İnternet Kullanımı

DİJİTAL ŞİDDETİN TEZAHÜRLERİ VE SİBER ZORBALIK!

Yazar(lar): Gülbahar AYTEKİN - Gazeteci | Grafik(ler): Evren GÜRDALAR | 9 September 2022, Friday 10:43 | 264 görüntüleme

Dijital şiddet, internetin ve sosyal ağların yoğun bir şekilde kullanılmasıyla birlikte giderek daha belirginleşen ve çeşitlenen bir sorun olmaya başlamıştır. Her platformda, her yaştan bireyin yaşayabileceği dijital şiddeti, öncelikle tanıyabilmek ve tespit etmek önemli bir dijital beceridir, zira şiddeti uygulayan da, şiddete uğrayan da kimi zaman yapılan bu eylemleri “şiddet” olarak görmemekte, "espri", "şaka", "sahiplenme", "sevmek bahanesiyle kıskanma", "haberdar olma" ve benzeri davranışlarla özdeşleştirerek, şuursuz bir şekilde şiddet davranışlarını ve şiddet dilini devam ettirebilmektedir.

Şiddet, hayatın içinde her daim yaşanabilme potansiyeli olan, her yaştan insanın maruz kalabileceği, duygusal, psikolojik, fiziksel, ekonomik ve cinsel olmak üzere farklı türde; özel veya kamusal alan farkı gözetmeksizin her yerde gerçekleştirilebilen tutum, davranış ve iletişim biçimlerini ifade etmektedir.

İnternetin yaygınlaşması ve sosyal ağ kullanımının her geçen yıl artmasıyla birlikte, gerçek hayatın içinde vuku bulan “şiddet türleri”, dijital ortamlara (da) taşınarak, şiddetin elektronik ortamlarda nasıl yaşanabileceğini “dijital şiddet” olgusu ile göstermiştir.

Dijital şiddet, kişinin (kurum da olabilir) siber yollardan kuşatılarak, çok yönlü, çok görünümlü ve çok katmanlı bir şekilde zarara uğratılması amacıyla yapılmaktadır. Kişinin ısrarlı bir şekilde takip edilmesi, görüntülerinin, fotoğraf, video, ses kayıtlarının alınması ve bu materyallerin internet ortamlarında yayınlanması veya bununla tehdit edilmesi, dijital alanlarda maddi ve manevi olarak kişiyi üzen, duygusal olarak zayıflatan, itibarını zedeleyen, nefret içeren söylemlerin ve eylemlerin bütününü ifade eden genel bir kavramdır. Dijital şiddet; sosyal ağlar, web siteleri, bloglar, uygulamalar, mesajlaşma mecraları, akıllı telefonlar, arama motorları, internet gazetelerinin yorum kısımları, çevrimiçi forumlar, dijital oyunların sohbet odaları gibi, interaktif olunan pek çok farklı platformda gerçekleşebilmektedir.

Bütün bu dijital platformlarda meydana gelebilen Siber zorbalık ise, dijital şiddetin bir çeşidi olarak özellikle çocukları ve ergenleri tehdit eden, çevrimiçi risklerin başında gelir.

Siber zorbalık en basit tanımı ile elektronik temelli iletişim teknolojileri kullanılarak yapılan dijital bir şiddet türüdür. Dijital şiddet türleri içinde, özellikle çocuklar ve gençler arasında oldukça yaygın olan “siber zorbalığı” belirgin ve önemli kılan üç özellik vardır. Bunlar, kasten ve zarar verme amacı ile yapılıyor olması, zorbalık davranışının tekrar ediyor olması ve zorbalık yapan ile zorbalığa uğrayan arasında bir güç dengesizliğinin bulunmasıdır.

Dijital şiddet ana başlığı altında incelenebilecek, siber zorbalık bir “taciz” şeklidir. Bir başkasını “tedirgin etme”, “rahatsız etme” ve hedef kişide “olumsuz etki oluşturma” sonucunu doğuran tacizin kapsamında ise, içinde gerçekleşen dijital alana göre, pek çok siber şiddet davranışı bulunur. Siber Zorbalık, akran zorbalığı ile okullarda veya yakın arkadaş çevresinde başlayıp, dijital ortamlara taşınarak, çevrimiçi yollarla devam etmektedir. Siber zorbalık, teknolojik ve iletişimsel olmak üzere iki türde yaşanabilir.

Teknolojik zorbalığa örnek olarak, kimlik hırsızlığı, şifrelerin ve kişisel bilgilerin ele geçirilmesi, internet dolandırıcılığı, kredi kartı ve banka bilgilerinin elde edilmesi, hedefteki kişinin, telefon veya bilgisayarına virüs göndermek, kişinin elektronik posta ve sosyal medya hesaplarını ele geçirmek gibi teknolojiye bağlı olarak değişen ve çeşitlenen zorbalık biçimleri gösterilebilir. Teknolojik zorbalık gençlerin, çocukların ve bütün kullanıcıların, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı konusunda bilgilendikçe, önlenmesi görece daha kolay olan bir dijital şiddet türüdür.

İletişimsel olarak yapılan zorbalık ise, kişisel bilgilerin ve görüntülerin tehdit amaçlı yayınlanması, hakaret, tehdit, şantaj, hukuka aykırı olarak yapılan ifşa, çevrimiçi cinsel istismar, deepfake içerikleri, sosyal medya linçleri, itibar suikastları ve karalama kampanyaları, nefret söylemleri, etek altı görüntü çekme (upskirting), paylaşılan fotoğraflarla alay etme, sürekli olumsuz yorumlar yapma, ısrarlı bir şekilde gerçekleştirilen takip-mesaj-yorum- beğeni gibi siber davranışlardır.
Özellikle çocuklar ve genç kuşak, sosyal ağlarda paylaştıkları fotoğraflar üzerinden, fiziksel görünümleri hakkında olumsuz yorumlara maruz kalma, aşağılanma, dalga geçilme suretiyle dijital şiddet ile karşılaşırken, daha ileri yaşlarda bireyler, etnik kimliğe, cinsiyete dayalı, siyasi görüş ve düşüncelere dayalı dijital şiddeti daha fazla deneyimlemektedirler.

Dijital alanların çeşitliliği arttıkça ve dijital dünyaya yeni mecralar katıldıkça, şüphesiz, dijital şiddetin çeşitleri, türleri ve kanalları da değişecek, çeşitlenecek ve artacaktır.

https://www.guvenliweb.org.tr/dosya/xNkdz.jpg

Dijital Şiddet Bireyleri Nasıl Etkiliyor?

Dijital şiddet ve siber zorbalık, çocuklarda, ergenlerde ve yetişkin bireylerde, çok sayıda olumsuzluğa sebep olmaktadır. Çocukların okul, eğitim hayatı rutininin bozulması, konsantrasyon ve öğrenmede zorluklar yaşama ile seyreden akademik başarıda düşüş, bağımlılık geliştirme, suça ve intihara meyilli olma; bütün bireyler ve bütün şiddet türleri için geçerli olan, sosyal ilişkilerin bozulması, üzüntü, kaygı, depresyon ve utanç hisleri ile dolmak, kendini değersiz, çaresiz hissetmek, başkalarına güvensizlik yaşamak, fiziksel sağlığı kaybetmek bunlardan birkaçı olarak sayılabilir.

Dijital ortamlarda gerçekleşen siber davranışların;

  • Çok hızlı bir şekilde yayılması (Yaygınlık)
  • Paylaşıldığı andan itibaren küresel olarak herkes tarafından 7/24 ulaşılabilir ve kalıcı olması (Ulaşılabilirlik)
  • Şiddet uygulayan zorbanın dijital ortamlarda kimliğini gizleyebilmesi (Anonimlik)
  • Her yerden ve uzaktan şiddet eylemlerini gerçekleştirebilmesi (Eylem Mesafesi)
  • Şiddet söylemlerinin ve eylemlerinin teknoloji marifetiyle, çabasız ve kolay bir şekilde yapılabilmesi (Otomasyon)

gibi nedenlerle, kişilerin dijital ortamlarda uğradıkları şiddetin etkisi artmaktadır. İletişimsel yollarla gerçekleştirilen dijital şiddet, özellikle çocukları ve gençleri duygusal ve psikolojik olarak derinden ve olumsuz olarak etkilemektedir. Siber Zorbalık yapan kişinin gerçek kimliğini dijital ortamlarda gizleyebilme, anonim olma gibi yukarıda sayılan özelliklerinden dolayı, yaşanan mağduriyetler artmaktadır. Çocukların zorbalığa ve siber şiddet davranışlarına maruz kaldığının belirtisi olarak bazı ipuçları bulunur. Okul başarısında yaşanan beklenmeyen düşüşler, kaygı hali, içe kapanma ve özgüven kaybı, belirgin kilo kaybı, bedeninde sürekli kusur bulma, öfke ve intikam, yalnız kalmışlık ve dışlanmışlık hisleri gibi belirtiler, özellikle ebeveynlerde ve eğitimcilerde, siber zorbalığı akıllara getirmeli ve çocukla bu durumun sebepleri açık bir iletişim kurularak, konuşulmalıdır.

Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği(TBİD) tarafından, 2021 yılında gerçekleştirilen “Türkiye’de Dijital Şiddet Araştırması”na göre, Türkiye’de her beş kişiden biri dijital şiddete maruz kalmaktadır. Dijital şiddet eylemlerinin en çok gerçekleştiği platformlar içinde, Instagram %53 oranıyla ilk sırada gelmektedir. Facebook %35 ile ikinci sırada yer alırken, Twitter %19 ile dijital şiddetin en yoğun yaşandığı sosyal medya platformu olarak üçüncü sıradadır.

Türkiye’de Dijital Şiddet Araştırması sonuçlarına göre, dijital ortamlarda gerçekleştirilen şiddete en fazla gençler maruz kalmaktadır.15-17 yaş arası her beş gençten biri dijital şiddete maruz kalırken, 18-32 yaş arası her üç gençten biri dijital şiddetle karşılaşmıştır. Araştırmaya göre, 15-17 yaş arası gençler en çok fiziksel görünümleri ve yaşları nedeniyle dijital şiddete maruz kaldıklarını söylerken, 18-32 yaş arası gençler ise cinsiyeti, siyasi görüşleri ve fiziksel görünümleri nedeniyle dijital şiddete maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir.

Kadınlar, cinsiyetlerinden ve fiziksel görünümlerinden, erkekler siyasi görüşleri sebebi ile daha fazla dijital şiddete uğradıklarını dile getirmişlerdir. Kadınların %51’i dijital ortamlarda yazılı, sesli veya görüntülü taciz mesajları alırken, % 46’sı ısrarlı takibe uğramaktadır. Kişiler en fazla tanımadıkları kimseler ve troller aracılığıyla, dijital şiddete maruz kalmışlardır. Dijital şiddetle başa çıkmak için en sık başvurulan yollar, ise, %65 oranı ile bloklamak-engellemek ve %39 oranı ile uygulama içinde “şikâyet etmek” şeklinde gerçekleşmektedir.

Alınabilecek Önlemler Nelerdir?

Dijital şiddet, internetin ve sosyal ağların yoğun bir şekilde kullanılmasıyla birlikte giderek daha belirginleşen ve çeşitlenen bir sorun olmaya başlamıştır. Her platformda, her yaştan bireyin yaşayabileceği dijital şiddeti, öncelikle tanıyabilmek ve tespit etmek önemli bir dijital beceridir, zira şiddeti uygulayan da, şiddete uğrayan da kimi zaman yapılan bu eylemleri “şiddet” olarak görmemekte, "espri", "şaka", "sahiplenme", "sevmek bahanesiyle kıskanma", "haberdar olma" ve benzeri davranışlarla özdeşleştirerek, şuurlu veya şuursuz olarak şiddet davranışlarını ve şiddet dilini devam ettirebilmektedir.

KİŞİSEL GİZLİLİĞİN ÖNEMİ

Sosyal paylaşım ağlarını, herkese açık profilde kullanmak, siber şiddet olaylarını artıracağından ve siber zorbalara dijital malzeme sağlayacağından, hesaplar-profiller herkese açık bir şekilde kullanılmamalıdır. Dijital alanlarda yapılan her türlü paylaşıma dikkat edilmeli, mahremiyeti ihlal eden fotoğraf ve kişisel veri paylaşımı incelikle düşünülmelidir. Neyi, neden, nerede, ne zaman, ne kadar paylaşıyoruz, gibi sorular her daim akılda tutulmalıdır.

DELİL İÇERİKLERİN KAYDEDİLMESİ

Yaşanan her hangi bir dijital şiddet olayını kanıtlamanın en önemli yolu, delil içeriklerin ve suç unsuru oluşturan bütün materyallerin ekran görüntülerinin alınmasıdır. Bu nedenle hiç vakit kaybetmeden, ekran görüntüsü mutlaka alınmalı, video, fotoğraf, yazı ve benzeri içerikler ekran görüntüsü alınarak kaydedilmelidir.

DİJİTAL OKURYAZARLIK

İnternette ve sosyal ağlarda kullanılan şifreler, özellikle yakın arkadaşlar dâhil olmak üzere hiç kimse ile paylaşılmamalıdır. Yeni tanışılan yabancılardan gelen her türlü teklif ve söyleme şüphe ile yaklaşılmalı, kişisel bilgiler kesinlikle paylaşılmamalıdır.

Mümkün olduğunca, siber şiddet uygulayan kişilerle iletişim kesilmeli, misilleme yapılmamalıdır. Yapılan saldırgan davranışlara karşılık vermenin, sorunun devam etmesine veya daha da büyümesine sebep olabileceği unutulmamalıdır.

DİJİTAL EBEVEYNLİK

Ebeveynler siber zorbalık dâhil, bütün çevrimiçi risklerden çocukları korumak için, bilinçli ve güvenli internet kullanımı konusunda bilgilenmeli ve bu farkındalıkla çocuklarına dijital rehberlik edebilmelidir. Ebeveynlerin yasaklayıcı önlemler almak yerine, çocukları doğru ve bilinçli kullanıma teşvik eden bir yaklaşım içinde olmaları, faydalı olacaktır. Bu bağlamda, çocuklarda, internet kullanım kuralları belirlemek, zaman geçirilecek site-uygulama-oyun vb. platformları belirlemek, çevrimiçi risklerle karşılaşma oranını da azaltacaktır.

AÇIK VE GÜÇLÜ İLETİŞİM

Araştırmalar, ergenlerin, siber zorbalığa uğradıklarında, bu durumu ebeveynleri veya öğretmenlerine bildirmek yerine, ilk olarak yakın arkadaşları ile paylaştıklarını gösteriyor. Yargılayan, suçlayan ve yasaklayıcı tutumların, sorunu çözmede ergenlerin yetişkinlere başvurmasının önünde bir engel teşkil ettiği açıkça görülmektedir. Bu sebeple siber zorbalıkla mücadelede, ebeveynlerin çocuklarıyla, eğitimcilerin öğrencilerle, doğru iletişim kurmaları son derece önemlidir. Çevrimiçi ortamlarda, kişisel bilgilerin ve fotoğrafların paylaşılması ile oluşabilecek siber zorbalık ve çevrimiçi istismar gibi riskler çocuklara uygun bir dille anlatılmalıdır.

HUKUKİ MÜCADELE YOLLARI

Dijital şiddetin bir suç olduğu bilinmeli ve baş edilemeyen zor durumlarda, yasal yollara başvuru yapılabileceği unutulmamalıdır. Dijital yollar üzerinden işlenen suçların, hapis ve adli para cezaları vardır. Haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, banka ve kredi kartı suçları, çocukların çevrimiçi cinsel istismarı, intihara yönlendirme, tehdit ve cinsel taciz gibi hükümlerle hukuki uygulama alanı bulunmaktadır.

Siber şiddet ve zorbalık olayları, sosyal ağların şikâyet mekanizmaları kullanılarak, sosyal medya platformunun kendisine bildirilebilmektedir. Bununla birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü internet adresi üzerinden ihbarda bulunulabilir. Ayrıca, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde hizmet veren İnternet Bilgi İhbar Merkezi, https://www.ihbarweb.org.tr adresine ihbarda bulunulabilir.

DEĞERLER EĞİTİMİ

Okullarda eğitimcilerin, evlerde ebeveynlerin çocuklara saygılı, nezaketli, vicdanlı ve adaletli olmak, başkalarına karşı empati ve merhamet geliştirmek, duyarlı olmak gibi manevi değerler eğitimini vermesi, geleneksel zorbalık, siber zorbalık ve dijital şiddet kavramları konusunda bilgi düzeyini artıracak, toplumsal bir farkındalık oluşmasını sağlayacak, ahlaki bilinci yüksek kişiler yetiştirme yolunda büyük ve önemli bir adım atılmış olacaktır.

Yorumlar

  • Henüz yorum yapılmadı. Hemen düşüncelerinizi yazarak ilk yorumu siz yapabilirsiniz.
Yorum yapın
  • Doğrulama için e-posta adresinizin gerçek ve size ait olması gerekiyor.
  • E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılmayacak, gizli kalacaktır.
  • Görünecek ad alanı için gerçek adınızı kullanmak zorunda değilsiniz.
  • İnternet üzerinde yapacağınız her işlem için IP adresinizin kayıt altına alındığını unutmamalısınız.
  • Yorumunuz yayınlanmadan önce editör onayından geçecektir.
lightbulb_outline Tıkla kazan! Kazandınız! Linke tıklayın! Anketi doldur kazan! türünden tekliflere aldanmayın. İnternette de tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi "bedava" diye bir şey yoktur.
Toast Alert...