Size nasıl yardımcı olabilirim?
Dijital Oyunlar
KİŞİSEL VERİLERİMİZ VE BİZ
İnternet ve Bilgi Güvenliği

KİŞİSEL VERİLERİMİZ VE BİZ

Yazar(lar): Dr. Şahin BAYZAN - Bilişim Uzmanı | Grafik(ler): Burak ÖZÇELİK | 19 July 2019, Friday 15:23 | 361 görüntüleme

Her internet kullanıcısı, az ya da çok kişisel verilerini gönüllü olarak internette paylaşıyor veya paylaşmak zorunda kalıyor. Çünkü uygulamaların büyük bir çoğunluğu kişisel bilgilerimize erişim izinleri istiyor. Biz kullanıcılar da bu uygulamaları kullanabilmek adına belki de gönülsüz olarak bu izinleri veriyoruz, vermek zorunda kalıyoruz.


Teknolojinin, internetin, sosyal medyanın bugün geldiği noktada en önemli itici güç bunları kullanan bireyler ve bireylerin kişisel verileridir. Her internet kullanıcısı, internette az ya da çok kişisel verilerini gönüllü olarak paylaşıyor veya paylaşmak zorunda kalıyor. Çünkü uygulamaların büyük bir çoğunluğu kişisel bilgilerimize erişebilmek için birtakım erişim izinleri istiyor. Biz kullanıcılar da uygulamayı kullanabilmek adına belki de gönülsüz olarak bu izinleri veriyoruz, vermek zorunda kalıyoruz.

İnsanların acaba benim telefonum dinleniyor mu gibi evham yapmasına, strese girmesine gerek yok. Çünkü kullanmış olduğunuz uygulamalarda eğer mikrofona erişim izni verilmişse zaten dinleniyorsunuz demektir. Birisi ile telefon görüşmesi yaptıktan veya telefonunuz yanınızda iken bir arkadaşınızla herhangi bir konuda sohbet ettikten dakikalar sonra internete girdiğinizde, konuştuğunuz konuyla ilgili reklamlarla karşılaşmış ve bu duruma şaşırmış olabilirsiniz. Şaşırmanıza gerek yok, bunun verilen erişim izinleriyle alakalı bir durum olduğunu artık hepimizin biliyor olması gerekiyor.

Çoğumuz akıllı telefonlarımızda kullandığımız uygulamaların, bizimle ilgili hangi verilere ulaştığını önemsemeyiz. Kullandığımız uygulamaların telefonumuzda nerelere erişim izni olduğuna dikkat etmeyiz. Bu durum, bazı şeyler ters gitmeye başladığında ve pek de hoşumuza gitmeyecek bir hal almaya başlayınca önemli hale gelir. İşte o zaman işin ciddiyetini anlarız. Bazen anladığımızda geç olmuş da olabilir. Kötü bir senaryo çizmek istemem fakat internet kullanıcısının, akıllı telefon kullanıcısının mağduriyet yaşamaması için bu gibi durumların farkında olması gerekir ki beklenmedik sürprizlerle karşılaşma gibi bir durum olmasın.

Kişisel verilerimiz bizim için ne kadar değerli ise, bizleri potansiyel ürün gören, müşteri olarak görenler, platformlar, uygulamalar için de değerlidir. Çok meşhur bir söz vardır: “eğer ürüne para ödemiyorsanız ürün sizsiniz veya ortada ürün yoksa ürün sizsiniz” diye. Biraz sesli düşünelim ve konuyu açalım isterseniz. Örneğin bir arama motorunda arama yaptığınızda sizden para istediler mi? Ya da Youtube ve benzeri bir uygulama kullanarak video izlediğinizde uygulama sahibi sizden ücret talep etti mi? Sosyal medya platformlarında her gün yapmış olduğunuz paylaşımlardan dolayı sizden ücret istendi mi? Muhtemelen hepimiz bu tür sorulara hayır cevabını veriyoruz. O halde bilmeliyiz ki, ücret istenilmiyorsa orada en önemli ürün biziz, bizim paylaştıklarımız ve bize ait her şeydir. Yani kişisel verilerimizdir.

Evet, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi bireyin kişisel verisidir ve onun özelidir. Kişinin izni, açık rızası olmadan da bir başkasının bu verileri kullanması bireyin özel hayatının gizliliğinin ihlali, kişilik haklarının ihlali anlamına gelir ve suçtur. Fakat günümüzde biz, bize ait olan çoğu özel bilgimizi bilinçli ya da bilinçsiz paylaşıyoruz. Sözde bazı akımlara aldanıp belki de dijital güvenliğimizi tehlikeye atacak davranışlar sergiliyoruz.

Örneğin son günlerde yaşlandırma uygulaması diye bir akım çıktı ve çoğu kişi bu akıma katıldı. Acaba bu akıma katılanlar, yakın bir gelecekte parola, şifre olarak kullanılacak yüz tanıma teknolojisinde şifrelerini şimdiden başkalarına vermiş olabilirler mi? Evet, bu mümkün. Çünkü akıllı telefonların kilidini açmada, internet bankacılığı işlemlerinde yüz tanıma teknolojisinin yaygınlaşmaya başladığı bir gerçek var. Belki de biz internet ve teknoloji kullanıcıları bilerek ya da bilmeyerek şifremizi bugünden başkalarına teslim etmiş olduk. Zaman bunu hepimize gösterecektir.

Kişinin rızası dâhilinde paylaşılan verilerin bireyin haklarını ihlal etmeyecek şekilde kullanımı kabul edilebilir bir durum olsa da ne yazık ki internette kişisel verilerin kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilmesi ve kişinin rızası dışında kullanılması kullanıcılara zarar vermekte ve mağduriyet yaşamalarına sebep olmaktadır. Her ne kadar çevrimiçi işlem esnasında bireylerden kişisel bilgi talep eden kurumlar, bu verileri yasal düzenlemeler dâhilinde talep etmek ve korumaktan sorumlu hale getirilmiş ve kişisel verilerin ihlal edilmesi durumunda cezai müeyyideler konulmuş olsa da, yasal düzenlemelerin ötesinde, kullanıcıların da kişisel güvenliklerini arttırabilecek bir takım önlemler alması gerekmektedir.

Kullandığımız e-posta hesaplarımızdaki bilgilerimizin ve yazışmalarımızın her an sağlayıcı şirket tarafından gözlenebileceğini ve yetkililerin de yasalar çerçevesinde bu bilgileri talep edebileceğini bilmemiz gerekiyor. Elektronik banka işlemlerinde kullanılan şifrelerin, parmak izlerinin olur olmaz yerlere kaydedilmemesi gerektiğinin ve bu tür bilgilerin başkalarıyla asla paylaşılmaması gereken bilgiler olduğunun farkında olmalıyız. Bu açıdan internet ortamında var olan her bireyin, var olduğu platformlarda gizlilik ayarlarını yapması, paylaştıklarını düşünerek paylaşması, tanımadıkları kişilerle arkadaşlık kurmaması, tanımadıkları kişilerden gelen teklifleri reddetmesi, bu kişilerden gelen mesajları okumadan silmesi, yine bu kişilerin gönderdiği linkleri asla tıklatmaması oldukça önem arz ediyor.

Şifrelerimizin güçlü olması, sosyal medya platformlarındaki gizlilik ayarlarının yapılmış olması, kullandığımız internet tarayıcımızdaki gerekli güvenlik ayarlarının yapılmış olması, internette bıraktığımız izlere azami ölçüde dikkat etmemiz, internet üzerinden bulaşabilecek virüslere karşı gerekli tedbirleri almamız, bizim için çok değerli olan kişisel verilerimizin başkalarının eline geçmesine engel olacaktır.

Kişisel verilerimizin ne olduğu ve bunların rızamız olmadan kullanılması durumunda neler yapabileceğimiz konusunda Kişisel Verileri Koruma Kurumuna (www.kvkk.gov.tr) başvurma hakkımızın olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Ayrıca sosyal medya platformlarında yaşanılan olası durumlar için de neler yapmamız gerektiğini, şikâyet süreçlerini, haklarımızı ve sorumluluklarımızı bilmemiz gerekiyor. İnternet veya sosyal medyada bilinçli ve sorumlu davranmak, yaşanılan herhangi bir olumsuzluk karşısında duyarsız kalmamak, ilgili yerlere gerekli şikâyetleri yapmak, ortamın daha temiz kalmasına katkı sunacaktır.

Süreçleri bilmek adına Sosyal Medya Rehberine göz atmak, çok kullanılmaları sebebiyle bazı sosyal medya ve video sitelerindeki süreçleri bilmek gerekiyor. Bu bize, olumsuz içerikleri, Kişilik Haklarının İhlali ve Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali gibi durumları hızlıca bildirmemizi sağlayacaktır.

Sosyal Medyada Şikayet Süreçleri:
Youtube'da şikayet süreci
Twitter'da şikayet süreci
Facebook'ta Şikayet süreci
Instagram'da Şikayet süreci

Yorumlar

  • Henüz yorum yapılmadı. Hemen düşüncelerinizi yazarak ilk yorumu siz yapabilirsiniz.
Yorum yapın
  • Doğrulama için e-posta adresinizin gerçek ve size ait olması gerekiyor.
  • E-posta adresiniz kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılmayacak, gizli kalacaktır.
  • Görünecek ad alanı için gerçek adınızı kullanmak zorunda değilsiniz.
  • İnternet üzerinde yapacağınız her işlem için IP adresinizin kayıt altına alındığını unutmamalısınız.
  • Yorumunuz yayınlanmadan önce editör onayından geçecektir.
lightbulb_outline İnternet ortamında tanımadığınız kişilere cevap vermeyin, tekliflerini reddedin, size gönderdikleri mesajları açmadan silin!
Toast Alert...